Fatih Altaylı ve Psikiyatrist Dr. Deniz Şimşek’in gerçekleştirdiği "Bedenin şekere ihtiyacı var!" başlıklı yayından öne çıkanlar

İnsan bedeninin temel glikoz ihtiyacı, hücresel haberleşmeyi bozan insülin direnci ve hücresel onarımı sağlayan takviyeler ele alınıyor. mTOR ve AMPK yolaklarının dengesi, B vitaminleri ile protein tüketimi detaylandırılıyor.

İnsan bedeninin patlayıcı enerji, beyin fonksiyonları ile karaciğer ve kas glikojen depoları için temel olarak şekere yani glikoza ihtiyacı bulunuyor. Vücuda zarar veren unsur şekerin kendisi değil, harcanamayan ve yakılamayan fazla miktar oluyor; ihtiyaç halinde beden tüketilen proteini dahi şekere dönüştürebiliyor. Aşırı şeker tüketimi hücre zarının yapısını bozup hücresel iletişimi kesintiye uğratarak insülin direncine yol açıyor.

İnsülin direnci yalnızca pankreasın insülin salgısıyla sınırlı kalmayıp 35-36 trilyon hücrenin dış uyaranlara karşı duyusuzlaşması olarak tanımlanıyor. Bir duyu organı gibi çalışan hücre zarında yüz binlerce algılayıcı reseptör yer alırken, toksinler ve aşırı şeker nedeniyle zarın bozulması hücrenin hormonları ve mineralleri içeri almasını engelliyor. Hücrenin yaşlanması ve ölümü de bu haberleşme ağının çökmesiyle başlıyor.

Hücresel haberleşmeyi yeniden sağlamak ve insülin direncini dengelemek amacıyla İnozitol ve Berberis Vulgaris takviyeleri kullanılıyor. Şekerle aynı kimyasal formüle sahip bir şeker izomeri olan İnozitol, hücre zarına katılarak Polikistik Over Sendromu vakalarında yumurtlama kalitesini ve doğurganlığı destekliyor. Kadın tuzluğu bitkisinden elde edilen Berberin ise Metformin benzeri bir etkiyle AMPK yolağını uyararak haberleşmeyi canlandırıyor; karaciğer enzimleri üzerindeki etkileri sebebiyle mutlaka hekim gözetiminde alınması gerekiyor.

Sağlıklı yaşlanma sürecinde hücre büyümesini yöneten mTOR ile hücresel onarımı sağlayan AMPK yolaklarının dengede durması hedefleniyor. mTOR yolağının sürekli aktif kalması kanser hücrelerinin çoğalmasını tetikleyebilirken, antikanser nitelikli AMPK yolağının kas ve organ gelişimi dışındaki zamanlarda baskın olması gerekiyor. B grubu vitaminlerin alt formları da farklı biyokimyasal süreçleri yönetiyor; B1'in sülbutiamin formu beyin sisi ve dikkat eksikliğinde, B9'un metilfolat formu gebelikte, aktif B12 formu ise vücuttaki histamin yıkımını sağlayarak kaygı ve alerjik reaksiyonların önlenmesinde rol oynuyor.

Kas ve beyin dokusunda hücresel enerjiyi (ATP) destekleyen kreatin, doğrudan hücre ve kas içine su çekerek etki gösteriyor. Kreatin kullanımı sırasında kan tahlillerinde görülen hafif kreatinin artışı böbrek hasarına değil fizyolojik bir duruma işaret ediyor; hekim kontrolünde günlük 3 ila 5 gramlık dozaj güvenli kabul ediliyor. Günlük protein ihtiyacının hareketsiz bireylerde kilo başına 1-1.2 gram, direnç egzersizi yapanlarda ise 1.5-1.6 gram olarak hesaplanması gerektiği belirtilirken, 50 gram whey protein tüketiminin vücudun doğal tokluk hormonu GLP-1 seviyesini yüzde 250 artırdığı vurgulanıyor.

Kaynak: youtu.be

Sağlıklı Yaşam Önerileri topiğinde diğer gelişmeler