132 ülkeyi kapsayan araştırma, mutsuzluğun orta yaşta zirve yaptığını ortaya koydu.
Mutluluk, hemen her ülkede yaşam boyunca U şeklinde bir eğri izliyor; çocukluk ve yaşlılıkta daha yüksek, orta yaşta ise daha düşük düzeyde seyrediyor. Eğitim seviyesi, medeni hal ve iş durumu araştırmada en belirleyici faktörler olarak öne çıktı.
Dartmouth College'dan ekonomi profesörü David Blanchflower'ın 132 ülkeden topladığı verilere dayanan araştırması, mutsuzluğun gelişmiş ülkelerde 47,2, gelişmekte olan ülkelerde ise 48,2 yaşında zirveye ulaştığını ortaya koydu. Araştırma, 95 gelişmekte olan ülke ile 37 gelişmiş ülkeden elde edilen verileri karşılaştırdı.
Hemen her ülkede benzer bir örüntü saptandı: Çocukluk ve yaşlılık yıllarında daha yüksek olan mutluluk, orta yaşta en düşük düzeyine iniyor. Blanchflower, mutsuzluğun yaşla birlikte arttığını, zirve noktasının ardından ise gerilediğini belirtti.
Araştırmanın değerlendirme ölçeğinde çaresizlik, anksiyete, yalnızlık, üzüntü, gerginlik, depresyon, sinirlilik, fobiler, panik ve keder yer aldı. Uyku düzeninin bozulması, özgüven kaybı, zorlukların üstesinden gelememe, dışlanmışlık ve kendini değersiz hissetme de değerlendirmeye katıldı.
Çalışma, 47 yaş civarının neden bu kadar zor olduğunu kesin biçimde açıklamıyor. Blanchflower'ın değerlendirmesine göre bu dönem, iş ve aile kaynaklı baskı ile kaygının en yüksek noktaya ulaştığı yaşlara karşılık geliyor.
İrlandalı psikoterapist Deirdre Hayes, orta yaş krizlerinin çoğu zaman hayattaki önemli bir değişiklikten veya hedeflenen bir şeyin başarılamadığı ve zamanın daraldığı duygusundan doğduğunu belirtti. Hayes, bu dönemi atlatmak için yakınlarla ya da bir uzmanla konuşmayı, düzenli egzersiz yapmayı ve sağlıklı beslenmeyi öneriyor.
Kaynak: Onedio