Penis boyu yüzden tahmin edilebilir mi? 126 ceset üzerinde yapılan çalışma
Japonya'daki bir araştırma ekibi, burun büyüklüğü ile penis uzunluğu arasında ilişki olup olmadığını ölçmek için cesetler üzerinde inceleme yaptı. Sonuçlar, burun boyutunun penisin gerilmiş uzunluğuyla ilişkili olduğunu gösterdi.
Bilim insanları, "büyük burun, büyük penis" hipotezinin doğru olup olmadığını test etmek amacıyla 2021'de bir çalışma yürüttü. Çalışmada, Kyoto Prefectural University of Medicine'de 2015 Nisan ile 2019 Mart ayları arasında adli otopsi yapılan 126 erkek ceset kullanıldı.
Cesetlerin tümü 30 ile 50 yaş arasındaydı ve ölümden sonra çürüme başlamadan 3 gün içinde otopsileri yapıldı. Ekip, cesetlerin boy, kilo, gevşek haldeki penis uzunluğu ve çevresini, ayrıca testis ile prostat ağırlıklarını ölçtü.
Cesetlerde ereksiyon oluşturmak mümkün olmadığından, araştırmacılar penisleri elle gererek "gerilmiş penis uzunluğu"nu ölçtü. Araştırmacılara göre bu yöntem, kişi hayattayken ereksiyon halindeki uzunluğunun doğru bir göstergesini veriyor. Ekip ayrıca burun uzunluklarını da ölçtü.
Sonuçlara göre en güçlü ilişki, gevşek penis uzunluğu ile gerilmiş penis uzunluğu arasındaydı. Bunu, burun boyutu ile gerilmiş penis uzunluğu arasındaki ilişki izledi. Burun büyüklüğü ile gerilmiş penis uzunluğu arasında anlamlı bir bağ bulunurken, burun boyutu ile gevşek penis uzunluğu arasında güçlü bir ilişki görülmedi. Ekip bunu, küçük gevşek penislerin esnekliğinin büyük olanlardan daha fazla olabileceğiyle açıkladı.
Ekip, burun boyutu ile testis ağırlığı arasında ise yalnızca zayıf bir korelasyon tespit etti.
Araştırmacılar, sonuçlarında penis uzunluğunun yaş, boy veya vücut ağırlığıyla belirlenmediğini, bu özelliğin doğumdan önce belirlenmiş olabileceğini değerlendirdi. Çalışma adli bilim açısından doğrudan bir kullanım alanı sunmuyor; ekip, yaşın penis uzunluğuyla değişseydi prostat hacmiyle birlikte yaş tahmininde kullanılabileceğini belirtti.
Ekip, sonuçların adli amaçlar için faydasız olduğunu kabul ederken, penis ve yüz özelliklerinin gelişiminin fetal androjen seviyelerinin anlaşılması açısından önemli olabileceğini yazdı. Araştırmacılar, bu ilişkiyi incelemeye devam edeceklerini açıkladı. Çalışmanın yalnızca Japon erkek cesetleri üzerinde yapıldığı ve iki özellik arasındaki bağlantının nedeninin hâlâ net olmadığı da belirtildi. Çalışma Basic and Clinical Andrology dergisinde yayımlandı.
Kaynak: iflscience.com