Ozon Tabakasındaki Delik Nasıl Kapatıldı: 30 Yıllık Başarı Hikâyesi
1980'lerde Antarktika üzerinde keşfedilen ozon deliği, insanlık tarihinin en ciddi çevre krizlerinden biri oldu. İnsan yapımı kimyasalların neden olduğu bu tehdit, küresel işbirliğiyle kontrol altına alındı.
1970'li yılların sonlarında İngiliz Antarktika Araştırmaları'ndan meteoroloji bilimci Jonathan Shanklin, Cambridge'deki ofisinde güneyin en uç noktasından gelen ölçüm verilerini inceliyordu. Dobson spektrofotometrelerin kaydettiği ozon seviyeleri incelendikçe şaşırtıcı bir bulgu ortaya çıktı: neredeyse iki on yıldır sabit kalan ozon miktarı 1970'li yılların sonundan itibaren dramatik biçimde düşüyor, fakat başlangıçta Shanklin'in üstleri bu değişimi tam olarak kabul etmemişti. 1984'te Antarktika'daki Halley Bay araştırma istasyonu üzerindeki ozon tabakası, önceki on yıllara kıyasla üçte birini kaybetmişti. Shanklin ile meslektaşları Joe Farman ve Brian Gardiner bulgularını 1985'te yayımladılar ve aerosol spreyleriyle soğutma cihazlarında kullanılan klorflorokarbon adlı yapay kimyasalları sorumlu tuttular. Bu keşif, dünyada ozon deliği olarak bilinir hale geldi. Haber yayıldıkça küresel endişe hızla artış gösterdi; insan sağlığı ve ekosistemlere verilecek zarar öngörüleri, bilimsel araştırmaları hızlandırdı ve dünyanın hükümetlerini eşi görülmemiş bir işbirliğine yöneltti. 1974'te Mario Molina ve F. Sherry Rowland'ın klorflorokarbonların ozon tabakasını yok edebileceğini gösteren çalışması başlangıçta endüstri tarafından saldırıya uğramışsa da, on yıl sonra bu tehdit kanıtlandı. 1986'da ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'nden Susan Solomon ve takımı McMurdo Üssü'nde araştırmalara başladılar ve kutupsal stratosferik bulutlardaki klor kimyasının ozon deliğinin tetikleyicisi olduğunu ortaya koydular. Uydu ölçümleri, ozon kaybının 7,7 milyon mil karesi kapsayan muazzam bir bölgeyi içine aldığını doğruladı.
Kaynak: bbc.com