Japon keşiş, Hiei Dağı'nda 12 yıl sürecek tam inziva dönemine başladı
31 yaşındaki Tendai Budist keşiş Sogaku Taguchi, Kyoto yakınlarındaki Enryaku-ji tapınak kompleksinde 2036'ya kadar sürecek tecrit dönemine girdi. Bilim insanları, bu tür uzun süreli yalnızlığın insan zihni ve bedeni üzerindeki etkilerini tartışıyor.
Japonya'nın Kyoto kenti yakınlarındaki Enryaku-ji tapınak kompleksinde, Tendai Budist keşiş Sogaku Taguchi, 11 Eylül'de dış dünyayla tüm bağlantısını keserek 12 yıllık tam inzivaya girdi. 31 yaşındaki Taguchi, Hiei Dağı'ndaki bu süreçte her gün basit yemekler hazırlayacak, mozole ile bahçesinin bakımını yapacak. Katı rutin 2036 yılına kadar sürecek.
Taguchi, bu yolu Tendai Budizmi'ndeki "Jishin" (gerçek gözcü) unvanını kazanmak için seçti. Tamamlanması halinde, kayıtların 1699'da tutulmaya başlanmasından bu yana bu unvanı alan 118. kişi olacak. Program, dağlarda sert kışlarda az korunmayla yapılan ve "cehennemvari" olarak tanımlanan en zorlu münzevi eğitimlerinden biri. Tamamlamaya çalışan birçok kişinin hastalıktan öldüğü belirtiliyor.
Taguchi, Yomiuri Shimbun'a yaptığı açıklamada, Dengyodaishi'nin öğretilerine göre yaşama isteğinin kalbinde büyüdüğünü ve keşiş yolunu bu hedefle yürüdüğünü söyledi. Dengyodaishi'nin istediği münzevi uygulamalardan biri olduğunu belirten Taguchi, bu yolun başlangıç çizgisinde durmaktan büyük bir sevinç duyduğunu ifade etti.
Bilimsel literatür ise uzun süreli sosyal tecridin genellikle olumsuz etkiler yarattığını gösteriyor. Uzun süre yalnız kalan insanlarda kalp hastalığı, felç, tip 2 diyabet, depresyon ve anksiyete riskinin daha yüksek olduğu biliniyor. Antarktika'daki araştırmacılar, uzaydaki astronotlar ve hücre hapsindeki mahkûmlar üzerine yapılan çalışmalar da yoğun tecridin sağlıklı insanların bile iyilik halini zedeleyebildiğini gösteriyor. Daha aşırı durumlarda halüsinasyon, sanrı ve karışık düşünce gibi psikotik belirtiler de görülebiliyor.
Amerikalı Sarah Shourd, casuslukla suçlanarak 2009-2010 arasında İran'daki bir cezaevinde yaklaşık 14 ay hücre hapsinde tutuldu. Shourd, 2011'de New York Times'da yayımladığı yazısında, görüş alanının kenarında yanıp sönen ışıklar gördüğünü, bir noktada bir çığlık duyduğunu ve bunun kendi sesi olduğunu ancak bir gardiyanın yüzünü tutup kendine getirmeye çalıştığında anladığını yazdı.
Taguchi'nin durumu ise bu örneklerden farklı; inandığı bir amaç için kendi isteğiyle bu yolu seçti. Bu farkı inceleyen çalışmalar sınırlı. 2017'de Mental Health, Religion & Culture dergisinde yayımlanan bir çalışmada UCL'den iki psikiyatrist, İspanya'da 10 Augustinian rahibe ve 10 Sisterciyen keşişle yalnızlık üzerine görüştü. Katılımcılar yalnızlığı her zaman olumsuz bir deneyim olarak görmedi, Tanrı ile iletişim kurmanın bir yolu olarak değerlendirdi. Araştırmacılara göre yalnızlık anlam kazandığında katlanılabilir, hatta faydalı olabiliyor; zorla dayatılan yalnızlık ise genellikle zararlı oluyor.
Kaynak: iflscience.com