Dünyanın en uzun parazitleri, mide bulandırıcı bir şekilde 40 metre uzunluğa ulaşabilir!
Balinaların bağırsaklarında yaşayan dev tenya türü Tetragonoporus calyptocephalus, 40 metrelik uzunluğu ve 45 bin üreme halkasıyla gezegenin en uzun parazitleri arasında yer alıyor.
Balinaların bağırsaklarında yaşayan ve eski adıyla Polygonoporus giganticus olarak bilinen dev tenya türü Tetragonoporus calyptocephalus, 40 metreye kadar uzayabilen boyuyla gezegenin en uzun parazitleri arasında gösteriliyor. Parazit, scolex adı verilen baş kısmıyla konakçısının bağırsağına tutunarak gelişimine başlıyor. Gövdesinde proglottid adı verilen yeni halkalar oluştukça boyu uzayan solucanın en iri örneklerinde 45 bine kadar halka bulunabiliyor. Hem testis hem de yumurtalık barındıran bu halkalar, ortamda başka bir solucan olmasa bile tenyanın kendi kendine yumurta üretmesini sağlıyor.
İnsanlarda en sık görülen tenya türleri domuz, sığır ve somon etlerinin dokularında yer alıyor ve bu nedenle etlerin iyi pişirilmesi tavsiye ediliyor. İnsan bağırsağında yaşayan türler balina tenyasının boyutuna ulaşamasa da ciddi uzunluklara erişebiliyor. Tokyo'daki Meguro Parazitoloji Müzesi'nde bir insanın bağırsağından tek parça halinde çıkarılan 8,8 metre uzunluğundaki Dibothriocephalus nihonkaiensis örneği sergileniyor. 2009 tarihli bir bilimsel makaleye göre bu türün boyu genellikle 2 ila 15 metre arasında değişirken, kayıtlara geçmiş azami uzunluk 25 metreyi bulabiliyor.
Kuşlardan ayılara kadar birçok canlı türünü enfekte edebilen tenyaların geçmişi en az 99 milyon yıl öncesine uzanıyor. Araştırmacılar, Mart 2024'te yayımlanan bir çalışmayla ilk kez bir kehribar fosilinin içinde tenyaya ait kısmi gövde tespit etti. Çalışmanın baş araştırmacısı Bo Wang, yumuşak dokuları ve iç parazit yaşam tarzları sebebiyle tenyalara ait fosil kayıtlarının son derece az olduğunu ve bu durumun erken evrimlerini anlamayı zorlaştırdığını belirtti. Söz konusu keşif öncesinde bu canlılara dair fosil kanıtları yalnızca Permiyen dönemine ait köpek balığı dışkısındaki yumurtalardan oluşuyordu.
Kaynak: iflscience.com