Cesetler batar mı yoksa yüzer mi?

İnsan bedenleri, akciğerlerdeki hava ve sudaki yoğunluk nedeniyle ölümden sonra önce batabilir; çürüme sırasında oluşan gazlar ise bazı bedenlerin yeniden yüzeye çıkmasına yol açabilir. Tatlı ve tuzlu su, sıcaklık, akıntı ve bedenin durumu bu süreci etkiler.

İnsan bedeninin yoğunluğu suya yakındır. Akciğerlerde hava kaldığında beden yüzebilir, ancak hava boşaldığında batabilir. Boğulma sonucu ölen kişiler, akciğerleri suyla dolduğu için başka nedenlerle ölenlere göre daha hızlı dibe iner.

1977 tarihli bir çalışmada, akciğer hacmi temel alınarak 98 erkeğin suya göre yoğunluğu ve kaldırma kuvveti incelendi. Yakın zamanda ölmüş bir kişinin akciğer hacmi esas alındığında erkeklerin yüzde 69'unun deniz suyunda, yalnızca yüzde 7'sinin tatlı suda yüzebileceği hesaplandı.

2017 tarihli bir araştırma, akciğerleri suyla dolmuş boğulma kurbanlarının çoğu koşulda yedi saniyeden kısa sürede battığını ortaya koydu. En uzun süre yaklaşık 10 saniye olarak ölçülürken, göğüs ölçüsü çok küçük bedenlerde batışın daha uzun sürdüğü görüldü; suyun derinliği, akıntı, beden tipi ve suyun yoğunluğu da süreyi değiştirebilir.

Bazı bedenler ise çürüme başladıktan sonra yeniden su yüzüne çıkar. Ölümün ardından bağışıklık sistemi çalışmadığı için bağırsaklardaki bakteriler dokuları parçalar ve bu süreçte gazlar üretir. Gazların bir bölümü bedenin içinde hapsolarak akciğerlerdeki havanın yerini alabilir ve kaldırma kuvveti oluşturabilir.

Yüzeye çıkma süresi değişir ve bağlı olmayan her beden yeniden ortaya çıkmaz. Akıntı, tuzluluk ve deniz canlıları çürüme hızını etkiler; en önemli etkenlerden biri sıcaklıktır. Çürüme suda havaya göre, tuzlu suda tatlı suya göre ve çok soğuk suda diğer koşullara göre daha yavaş gerçekleştiği için soğuk derinliklerdeki bazı bedenler hiç yüzeye çıkmayabilir ve yalnızca iskelet hâline geldiklerinde bulunabilir.

Kaynak: iflscience.com

İlginç Sorular ve Cevapları topiğinde diğer gelişmeler